Skip to content Skip to footer

KATİL KİM

Bir insana merhamet nedir, rahmet nedir, şefkat nedir, empati nedir; kısacası insan olmak nedir öğretmeden onun kafasına vura vura beş şartı empoze ederseniz; sizin de miras aldığınız ve ona miras bıraktığınız bu kavramları alıp “kendini kurtarmanın telaşı” içinde bu kavramları dinin kendisi sanacak ve bugünkü tablolar kaçınılmaz olacaktır!

Devamını Oku

İNSAN İNSANA EMANETTİR GİRİŞ

Dünü, bugünü ve yarını sezebilmemi sağlayan bu gerçeklik de, kaynağı “sevgi ve merhamet” olan mümbit bir inancın yol haritasında “insanın insana emanet edildiği” hakikati ile yüzleştirdi beni. Bu söylem ise hem hayatımı, hem doğrularımı, hem hayata bakışımı, hem de “kitab-ül süğra” dediğimiz insana bakış açımı şekillendirdi.

Devamını Oku

KAVRAMLARINIZA RUH VERİN

Gerçek hayat dininde besmele “yürüyen sevgi ve merhamet” olmaktır. Sevgi ile yaklaşmayı, merhametle muameleyi ete kemiğe büründürmektir. Demirden kalpleri asıl bu açar! Ölmüşleri asıl bu diriltir! Körler bununla görür, sağırlar bununla duyar. Sevgi ve merhamet insana yaşadığını hissettirir. “O yokken meğer hiç yaşamamışım” dersiniz.

Devamını Oku

İNSAN İNSANA EMANETTİR ÖNSÖZ

Zalimlerin bir parmak acı bal için nice kovan parçaladıklarını gördüğüm gençlik yıllarımdan beri harflerin kelimelere, kelimelerin cümlelere, cümlelerin ise sayfalara dönüştüğü uzun ve sonu gelmez bir yolculuğun içinde neredeyse tüm vaktim bilmenin ve sorumlu olmanın insana ne büyük mesuliyet yüklediğini ve bu durumun insanı tahammülü zor hallere sürüklediğini düşünmekle geçti.

Devamını Oku

KELİMELER BOŞLUĞU DÖVÜYOR

Başta kendi nefsim; geri dönüşümüz, özümüzle yeniden sarmaş dolaş oluşumuz, içine düştüğümüz karanlık ‘ben’lik kuyusundan çıkışımız, her tarafımızı saran zincirlerimizin esaretinden kurtuluşumuz, her biri bir tarafa dağılan parçalarımızı yeniden toparlayıp bütün oluşumuz; bunca eksildikten, bunca eskidikten sonra unuttuklarımıza yeniden kavuşmamız mümkün mü bilmiyorum.

Devamını Oku