Skip to content Skip to footer

SAĞIRA SÖZÜNÜ KÖRE YÜZÜNÜ SÜSLEME YORULURSUN

Toplum olarak öyle bir hal aldık ki “doğruyu kendi tekelimize alarak” hemen her ferdimize hızla bulaşan bir ‘idrak yolları enfeksiyonu’ ile ufacık bir yanlışı eleştireni “hain”, bir tehlikeyi dillendireni “fetbaz”, kendimiz gibi düşünmeyeni veya bizim doğrularımızla hareket etmeyeni “işe yaramaz” addederek ve ‘diğeri’nin iyiliğini, kurtuluşunu bize benzemesi şartına bağlayarak ötekileştiriyoruz.

Devamını Oku

MERHAMET ACIMAK DEĞİL ACITMAMAKTIR

Alemlere rahmet olarak gönderilen, merhametin yeryüzündeki en muhteşem timsali; kendisiyle 21 yıl düşmanlık yapanları, canına malına kast edip O’nu yerinden yurdundan edenleri, öz amcasının katilini dahi affedebilen ve “yeryüzündekilere şefkat ve merhamet gösteriniz ki, gökyüzündekiler de size merhamet etsin!” diyen bir kâmilin ahlakının varisleri olarak “merhamet nedir?” diye sorsam sanırım hepimizin ayrı ayrı tasavvur ve…

Devamını Oku

SEN DÜZELİRSEN DÜNYA DÜZELECEK

Yanlışları yokmuş gibi görmeye devam edersek yanlışın bir parçası olacağız. Doğruyu söylemeden, doğruca eylemeden sadece ‘yanlış var’ diye bağırırsak vicdanımızı sahte bir teselliyle avutacağız. “Birileri artık bu yanlışları düzeltmeli” deyip kenara çekilirsek yükü omuzlamanın külfetinden eleştirmenin kolaycılığına kaçmış olacağız. “Kendimi düzeltirsem yeryüzü bir yanlıştan kurtulacak” şuuru içinde emrolunduğu gibi dosdoğru kalmak kaydıyla yaşarsak,…

Devamını Oku

MERHAMET VİCDANIN KALBE OKUDUĞU EZANDIR

Cennet olmasa dahi, elinden iyilerden olmaktan ve iyilik yapmaktan başka bir şey gelmeyecek; cehennem olmasa dahi kötülük etmeye ve kötülerden olmaya kabiliyeti olmayacak bir gönlü inşa etmeli insan. Ne sevabı cennet arzusuyla işleyecek, ne günahtan cehennem korkusuyla kaçacak; cennet ve cehennemin Rabbine duyduğu sevgi ve o sevgiyi kaybetme korkusu ile istese de günah işleyemeyecek, istemese…

Devamını Oku

KENDİNİZE UĞRAMADAN GİTMEYİN BU DÜNYADAN

Daha düne kadar ‘konuşulacak yer’ ve ‘susulacak yer’ diye bir ayrım vardı ve o günlerde bir insan için ‘susulacak yer’, ‘konuşulacak yer’den çok daha önemli bir şeydi. Bir mecliste, bir aile ziyaretinde, bir dost toplantısında anlamı olan şeyleri söyleyenlerin ortak özelliği, ‘susulacak yer’i iyi biliyor olmalarıydı. O yüzden az konuşurlar, söylediklerinde sözün hakkını verir, anlama…

Devamını Oku

Milli Piyango

Her karışı şüheda kokan bu mümbit coğrafyanın inançsal refleksini sabote etmek ve bu coğrafyada yaşayanları ‘bir arada’ tutan değerleri, ruh köklerini ve dinamikleri yıpratmak için “milli” piyango veya benzeri necasetten daha iyi bir yol bulunamazdı.

Devamını Oku

İDRAK YOLLARI ENFEKSİYONU

Kelimelerin boşluğu dövdüğü, anlamların buharlaştığı, kutsalların sinirlerinin alındığı bu çağda “saatler harcayıp, uykusuz gecelerde kelimeleri yan yana getirerek anlamlı bütünlükler oluşturmaya çabalamanın bir anlamı kaldı mı” diye soruyorum özellikle son zamanlarda kendime. Doğurmak için saatlerce kanadığınız, kıvrandığınız bir konu, derinliği ne olursa olsun açık bir tüketim malzemesi artık çünkü.

Devamını Oku

kalp işçiliği

Gerek internet denen digital çöplüğün artık her kesimden insanın hizmetine girmesi ve gerekse de sosyal medya adı altındaki uygulamaların kişilerin hüznü, acıyı, gözyaşını reddederek hayatın bu yönü hiç yokmuş gibi en parlak sima ve yönlerini servis ettiği; ama bu servisin de sadece beğenilerle “egosal tapınç” haline getirildiği bir fetret döneminden geçiyoruz.

Devamını Oku