Skip to content Skip to footer

ÇAĞIMIZIN ASIL VEBASI SEVGİSİZLİK

Modern dünyanın paslı iklimi ile ilgili sayfalar hatta kitaplar dolusu “dikenli cümle” kurabilir; insan ruhunu neye çevirdiğiyle ilgili birçok tespitte bulunabilirim ama bence en can yakıcı olanı modern dünyanın, insanın içini boşalttığı, insanı içsiz bıraktığı, onu boş bir kabuk haline getirdiği ve “katıksız sevgiyi unutturduğu” gerçeği olur ve bu konuda söylenebilecek hiçbir akademik tekerleme beni…

Devamını Oku

UMUDUMUN YENİDEN YEŞERDİĞİ COĞRAFYA

Eskiden öğretmen “herşeyi biliyorken” ve “bilginin kaynağı” iken bugün bilgi denen kavramlar zinciri artık her yerde ve bilgiye erişimde “altın” bir çağ yaşanıyor. Dünyada nam salmış üniversitelerle yüzbinlerce km öteden “uzaktan erişim” yoluyla ders alabiliyor, en iyi kütüphanelerin eserlerine birkaç tıkla ulaşabiliyor, arama motorları sayesinde bilgiye çok kolay erişim sağlayabiliyoruz.

Devamını Oku

ÇAĞIN ASIL VİRÜSÜ OLAN FAİZ

Ölüm döşeğinde iken dahi devletin malına bulaşan birinin hırkasıyla kefenlenmeyi reddeden ve bu sayede de bir çocuğun hırkasıyla kefenlenen Ebuzerr-i Gaffari(ra)’den, devletten alacağı olası maaş imkanının helal olup olmadığı ile ilgili dirsek ve ömür çürüten medrese alimlerine ve oradan da bugün faizi bir dünya gerçeği olarak gösterme gafletinde bulunan din alimlerine(!) nasıl geçmiş olduğumuzun uzun…

Devamını Oku

UYUŞUYORUZ

Biliyoruz ki acının, gözyaşının, kaybın, çaresizliğin, sancının, ıstırabın en büyük bağışı farkındalık ve hayatı öğrenebilmektir. Bu yüzden farkındayız ki; külfet nimetin ödülü, inci sancının eseri, güldeki o muhteşem koku kanamanın bedelidir.

Devamını Oku

çağın mottosu

Okul çağı geldiğinde nitelikli ve bilimsel bir eğitim hizmetine “bedelsizce” erişiyor. Sınav yorgunu olmadığı için, yaşadığı dünyayı yaşına uygun olarak derinleşen bir şekilde anlama imkanına sahip olarak hayatının her safhasını, özellikle de çocukluğunu doya doya yaşıyor.

Devamını Oku

VARLIK İMTİHANINI KAYBETTİK

Lütfedilen yaşama sımsıkı sarılmak; her anına en berrak dikkatlerimizle eğilmek, her ayrıntısının farkına varmak, her kıvrımını tanımak, sevmek yerine; hayatımızın kıyısından akıp geçen, bizde kalmayan, benliğimizde konaklamayan, bizim hiç olmayan bu illüzyonun, bu durduraksız, çılgın akıntının seyirciliğiyle harcıyoruz bütün zamanımızı.

Devamını Oku

VATAN SİZDEN RAZI MI

Bu mümbit coğrafyanın mahremine uzanan bir el söz konusu olduğunda ortaya çıkan bu sevgimiz; yarınımızı teslim edeceğimiz çocuğumuzu büyütürken, bize tevdi edilen hangi vazife olursa olsun yaparken nerede saklıydı ki, biz 15 Temmuz gibi makus bir olayın mimarlarının durumu bu hale getirmelerine müsaade ettik?

Devamını Oku

ÖLSEK YÜZÜMÜZ YOK

Kiminin adını “teknoloji çağı” koyduğu ve benim gibi gaz lambasından bilgisayar çağına, oradan da bu çağa ışık hızıyla geçenlerin, “benim bu kirli çağda ne işim var?” diye zihinlerini patlattığı bu çağ; tam anlamıyla “ilgi ticareti” üzerine kurulu artık ve bu ticarette gariptir ki herkes ‘kendisine’ pazarlanıyor.

Devamını Oku