Skip to content Skip to footer

GÜVEN ADASI OLABİLMEK

İslam tarihini irdeleyerek Hz Osman’ın halifeliği ile çatırdamaya başlayan ve nihayet Kerbela ile zirveye çıkan “taraf olma”, “politize olma”, “baş olma sevdası” ve “fanatizm”in; bizzat Allah tarafından “âlemlere rahmet olarak” gönderildiği müjdelenen bir peygamberin torunlarını nasıl vahşice katledip yok edebildiğini öğrendiğim günden beri siyasi konular hep aklımın midesini bulandırmayı başardı.

Devamını Oku

EY İNSAN

“La ilahe illallah” sözü artık kimseyi öfkelendirmiyor, kimse bu söze kızmıyor. Hatta onu duyan herkes ya tebessüm ediyor ya da bilinçli bilinçsiz bir refleks gösteriyor!Peki neden böyle! Bir tarafta bir söz için birbirini öldüren binlerce insan, öbür tarafta artık salt bir refleks haline gelen bir söz!

Devamını Oku

HAKİKAT KİMİN ZİMMETİNDE

Kendilerine ulaşan ilahi nimetlerin yüceliğince gitgide çetinleşen imtihanlarla sınanan iffet abidesi Meryemlerden, Allah’ın bizzat selam gönderdiği Haticelerden, vefa timsali Fatımalardan, Peygamber’in kördüğümü Aişelerden günümüz Havvalarına ulaşan mesajları okuyarak, mağara yaşamından(!) gökdelenlere uzanan zamanı, bu zamanın bireylere ne kazandırıp ne kaybettirdiğini düşünün.

Devamını Oku

HANGİ AKIL

Bir fetret olmasını umut ettiğim, bunu zaman zaman kavli dualarımda dillendirdiğim, fiili dualarımla da var gücümle temizlemek adına çabaladığım paslı bir iklimden geçiyor ömrümüz. Zira imanla inkarı, İslam’la küfrü, tevhidle şirki, hurafeyle dini, bidatle sünneti, yâkinle zannı, ilimle cehaleti, hakla batılı, gündüzle geceyi, ak ile karayı birbirine karıştıran bir zaman dilimi bu.

Devamını Oku